İSTİŞARE TOPLANTISI

ŞANLIURFA’DA TEMSİLCİLERİMİZ İLE ORTAK AKIL TOPLANTISI

 

SORUNLAR MASAYA YATIRILDI, ORTAK ÇÖZÜMLER BELİRLENDİ

 

Sağlık ve sosyal hizmet personelinin sorunlarının masaya yatırıldığı ve çözüm noktası arandığı Temsilciler İstişare Toplantısı Şanlıurfa’da gerçekleştirildi.

Sendikamız Şanlıurfa İl Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen istişare toplantısına Genel Başkan Yardımcıları Mustafa Özüpek ve Yavuz Aksanoğlu İl Başkanımız Bekir Başak, Bölge Başkanımız Fadlı Erdem ve temsilcilerimiz de katıldı.

İstişare toplantısının açılış konuşmasını yapan İl Başkanımız Bekir Başak, “Bizim amacımız, derdimiz, davamız bir şeyler ortaya koymak, bir değer oluşturmak, üye arkadaşlarımızın haklarının, hukuklarının korunması için elimizden ne geliyorsa özellikle samimiyetle karakterli bir duruş sergileyerek, dik ve onurlu bir şekilde gerçekleştirmek.

Şanlıurfa genelindeki tüm hastanelerde, Aile Sosyal Sosyal Politikalar  Müdürlüğü’ne bağlı kurum ve kuruluşlarda ayrıca Harran Üniversitesi’ndeki arkadaşlarımız da dahil toplam 4 bin 600 işçi kardeşimiz var. Bunları yapabilmek işçi olarak benim tek başına yapabileceğim şeyler değil, sahada sizlerle beraber tüm arkadaşlarımıza tek tek dokunarak yapılması mümkün olan şeyler. Şu an burada bulunan tüm arkadaşlara ben şu anlam da kefilim, buradaki tüm arkadaşlara kendim bizzat tek tek ulaştım ve buradaki arkadaşların hiçbiri benden bir görev talep etmediler. Biz normal bir sendikacılık yapmayı planlamıyoruz, bizim yapmak istediğimiz sendikacılık özün de insan ve insan merkezli bir sendikacılık. 4 bin kişinin sorunlarını, problemlerini çözmek, bunlar için koşturmak kolay şeyler değil. Sizden tek isteğim şu, lütfen saha da tüm insanlara değmeye çalışın, değmediğiniz hiçbir insanı kazanamazsınız. Bu bizim yönetimimiz için de geçerli, sahada ki arkadaşlarımız için de geçerli. Gönül isterdi ki Pandemi olmasaydı daha büyük katılımlı toplantı yapsaydık ama şu an için genel merkezimiz bize destek verdi, bu toplantıyı burada yapabildik” dedi.

 

ÖZÜPEK:

“YAPABİLECEKLERİMİZE ÖNCE KENDİMİZ İNANDIK,

SONRA YAPTIK

İstişare toplantısında İl Başkanımız Bekir Başak’ın ardından bir  konuşma yapan Sendikamız Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özipek, 7 yıl önce çıkılan bu yolda an itibariyle sağlık ve sosyal hizmet işkolunda Türkiye’nin en büyük İşçi Sendikası olmasının haklı gururunu yaşadıklarını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“7 yıl önce Yavuz Başkanımla çıktığım bu yolda birçok serüvenden geçerek bu noktaya geldik. Ben biraz geçmişe değinmek istiyorum çünkü nereden geldiğimizi bilmezsek şu an ki konumumuzun bir anlamı da yok.

Kamu da taşeron olarak çalışan arkadaşların yaşadığı zulme dur deme zamanı gelmişti. Bunu da yeni bir sendikal akımla başarabilme iradesi oluştu.  Bu sendikanın kuruluşuna büyüklerimiz tarafından onay verildi ve bizler de vesile olduk. Kamu kendi eliyle işçisine zulmediyordu, buna başkanımız da “modern zulüm” adını vermişti. Kamuoyuna ve basına yapılan açıklamalarında bunun böyle gitmeyeceğini ve bir şekilde dur denmesi  gerektiğini sıkça  gündeme getirdi. Akabinde sendikamız kuruldu. Örgütlenmeye başladık, toplu sözleşmelerle mali ve sosyal kazanımlar  elde ettik. Ben şuna inanıyordum; kamu da sendikalı olmak, toplu sözleşmenin altına imza atılması, kadronun da kapısını açacaktı. Ve bizler kadronun kapısını da açtık, kadro da aldık. Ben bunu tüm Türkiye’de yaptığım örgütlenmede 5 yıl önce arkadaşlarımıza söylüyorduk, yeni yasa çıktı gelin sendikalı olalım, akabinde yapacağımız toplu sözleşmelerle mali ve sosyal kazanım elde edeceksiniz, akabinde de kadro da alacağız diyordum.  Bana söyledikleri şu cümleydi, “Başkanım siz inanıyor musunuz bu söylediklerinize” Ben o gün verdiğimiz cevabı şimdi de veriyorum; biz Hak-İş’e inanıyoruz, size de inanıyoruz, kendimize de inanıyoruz. Biz bunu başaracağız demiştik, bu kazanımlar 5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde oldu. Yapabileceklerimize önce kendimiz inandık, sonra yaptık.”

 

AKSANOĞLU:

“KAMUDA KADROLU  İŞÇİ DÖNEMİNİ YENİDEN BAŞLATTIK”

İstişare  toplantısında konuşan  Sendikamız Genel Başkan Yardımcısı  Yavuz  Aksanoğlu’da, kamu  işçisi kavramı  ve  Türkiye’deki kamu  işçiliği anlayışının geçirdiği  evreler hakkında katılımcıları bilgilendirdi:

Aksanoğlu şunları söyledi:

“Biz inandığımız bir başlangıç yapmıştık 2014 yılında. Bu konuda  Konfederasyon başkanımıza yürüttüğü zorlu mücadeleden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.  2011 yılından itibaren HAK-İŞ Konfederasyonu 20 iş kolunda daha sendika kurma kararı aldı. Daha önce 8 iş kolunda sendikası vardı. 2013 yılının ortalarından itibaren de sağlık iş kolunda örgütlendi. O zaman ben Sağlık Bakanlığı’nda kadrolu işçi olarak çalışmaktaydım, bu konuda bize görev verdiler. 6 ay kuruluş aşaması oldu, 2014 yılının 27 Şubat’ın da 19 kişiyle birlikte sendikamızın kuruluşunu gerçekleştirdik.

1 Kasım 2020’den sonra taşerondan kadroya geçen arkadaşlar tüm konfederasyonlar için kıymetli hale geldi. 2014 yılında toplu sözleşme yok, üye kaydetmek için işveren sorun çıkartıyordu, bize deli diyorlardı. Önce işçi arkadaşları ikna ediyorduk, sonra işvereni ikna ediyorduk, ondan sonra üye kaydı başlıyordu.

Sendikacılık salt, parasal ya da toplu sözleşmeden ibaret bir şey değildir. Kamu da geçmişte işçilik diye bir şey kalmamıştı sadece belediyeler de vardı. Biz  Sendikayı kurduğumuzda Sağlık Bakanlığı’nda çalışan işçi sayısı 3 bin 400’dü, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığında da belediyelerden geçen 19 tane işçi vardı.

Bugün sadece Sağlık Bakanlığı’nda 160 bin, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda bizim kolumuzda 26 bin civarında kadrolu işçi var. Üniversiteleri de koyduğumuz zaman bugün kamu da kadrolu işçi ya da sendikalar açısından oldukça önemli bir sayıya ulaşıldı. Türkiye’de devletin kadrolu işçisi tanımı yeniden yer buldu” dedi.

Bir cevap yazın