HAK-İŞ’TEN 50. YILINDA ULUSLARARASI ETKİNLİK “ULUSLARARASI SENDİKAL HAREKET FİLİSTİN’İN YANINDA”

Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in 50. yıl programları kapsamında, 22 ülkeden 23 konfederasyonu temsilen 45 uluslararası sendikal temsilcinin katılımıyla, “Uluslararası Sendikal Hareket Filistin’in Yanında” temasıyla uluslararası sendikacı liderler Filistin özel gündemiyle bir toplantı gerçekleştirildi.

Toplantıya HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kayabaşı, HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Hamdi Abdullah Koçoğlu ile uluslararası sendikal liderler ve basın mensupları katıldı.

HAK-İŞ Dünya Sendikal Hareketinde Aktif Rol Alıyor
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Konfederasyonunun uluslararası sendikal hareketin etkin ve güçlü bir aktörü olduğunu belirterek, dünyanın birçok ülkesindeki konfederasyonlarla iş birliklerimiz olduğunu, ITUC Başkan Yardımcısı olarak görevinin devam ettiğini, ETUC ve ITUC-AP gibi dünya sendikal hareketinin amiral gemisi yapılarda aktif görev aldıklarını ifade etti.

HAK-İŞ Mazlum ve Mağdurların Yanında
Arslan, HAK-İŞ’in mazlum ve mağdurların her daim yanında olduğunu vurgulayarak, “Hem Türkiye’de hem de dünyada olup bitenlere sessiz kalmamak adına ülkemizin, bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarıyla dayanışma içerisindeyiz.” dedi.

Zalimlere Karşı Dik Duruşumuzu Filistin’de de Ortaya Koyduk
HAK-İŞ’in Filistin’in her daim yanında olduğunu belirten Arslan, “Kimliği, ülkesi, statüsü ne olursa olsun zalimlere karşı dik duruşumuzu her yerde olduğu gibi Filistin’de de net bir şekilde ortaya koyuyoruz.” dedi.

“Başkenti Kudüs Olan Özgür ve Bağımsız Filistin Devleti Kuruluncaya Kadar Mücadelemiz Devam Edecek”
Dünyanın neresinde olursa olsun HAK-İŞ olarak zalimlerin karşısında, mazlumların yanında olduğumuzu yineleyen Arslan, “Dün Bosna’da, Kosova’da; bugün Filistin’de, Yemen’de ve aynı zamanda Libya’da, Irak’ta, İran’da, Lübnan’da, Suriye’de yapılan saldırılara karşı HAK-İŞ olarak hep mazlum halklardan yana yer almayı temel bir ilke kabul ettik. Bu doğrultuda özellikle 7 Ekim’den sonra Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara, soykırıma, dünyanın gözü önünde insanlığın katledilmesine karşı ilk andan itibaren net bir tavır ortaya koyduk. Bu tavrımız bugün de yarın da devam edecektir. Temel yaklaşımımız, Filistin halkının özgür iradesiyle kurulacak, başkenti Kudüs olan özgür ve bağımsız bir Filistin devletinin kuruluşuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Arslan’dan Uluslararası Sendikacı Liderlere Teşekkür
HAK-İŞ’in mücadelesine uluslararası arenada destek veren tüm sendikal yapılara ve sendikacı liderlere teşekkürlerini ileten Arslan, “Bu mücadelemize güç veren, bizimle gerek kongrelerimize gerek etkinliklerimize gerekse özellikle yıldönümü kutlamalarımızda beraber olan, bize destek veren, bizimle dayanışma içerisinde olan bütün sendikacı dostlarımıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. HAK-İŞ, elindeki imkânları emek hareketinin geleceği için en verimli şekilde kullanırken, uluslararası sendikal hareketin de katkı ve desteğini gücü istikametinde sürdürmektedir.” dedi.
Arslan, dünyadaki bütün yanlışlara, olumsuzluklara, haksızlıklara karşı emek hareketinin birlikteliğinin önemine değindi.

Rezki Mezhoud: “Filistin Halkı ile Dayanışmamızı Göstermek Adına Bu Toplantıdayız”
Afrika Sendikalar Birliği Örgütü (OATUU) Genel Sekreteri Rezki Mezhoud, Filistin halkının haklı davasında yanlarında yer almak, özgürlüklerini ve bağımsızlıklarını savunmak ve dayanışma duygusunu vurgulamak için toplantıda bir arada olduklarını ifade ederek, Filistin’de yaşananların sadece bir çatışma olmadığını, sömürgeci Siyonist aklın soykırım amaçlı bir projesi olduğunu belirtti.

Toplantı sonunda, HAK-İŞ Konfederasyonu 50. Yıl “Uluslararası Sendikal Hareket Filistin’in Yanında” Ankara Deklarasyonu okundu.

 Deklarasyonda şu görüşlere yer verildi;

HAK-İŞ KONFEDERASYONU 50. YIL

‘‘ULUSLARARASI SENDİKAL HAREKET FİLİSTİN’İN YANINDA’’

ANKARA DEKLARASYONU

21-22 EKİM 2025, ANKARA

“HAK-İŞ Konfederasyonu, kuruluşunun 50. yılı vesilesiyle düzenlenen uluslararası etkinlikler kapsamında, 22 ülkeden 23 konfederasyonu temsilen toplam 45 uluslararası sendikal temsilcinin iştirakiyle— “Uluslararası Sendikal Hareket Filistin’in Yanında” teması doğrultusunda, Filistin halkının adalet, özgürlük ve onur mücadelesine yönelik sarsılmaz desteğini bir kez daha güçlü biçimde ilan eder. Bizler, bu kapsamda; insan onuruna yakışır, adil ve kalıcı bir barış düzeni ile halkların kendi kaderini tayin hakkı doğrultusunda yürüttüğümüz mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi beyan ederiz.

Filistin halkı, 77 yıldır süregelen işgal, abluka ve sistematik şiddet politikaları altında var olma mücadelesi vermektedir. Siyonist İsrail, Gazze’nin %85’ini yaşanmaz hale getirmiştir. 7 Ekim 2023’ten bu yana özellikle Gazze’de yaşanan tarihin en vahşi soykırımlarından biri olarak insanlık vicdanında derin izler bırakmıştır. On binlerce sivilin yaşamını yitirdiği, binlerce çocuğun katledildiği ve enkaz altında kaldığı bu süreç, adalet arayışının aciliyetini bir kez daha ortaya koymuştur.

9 Ekim 2025 tarihi itibarıyla İsrail ve Filistin Direniş Hareketi arasında varılan insani ateşkes anlaşması, bölgede umutların yeniden filizlenmesi açısından önemli bir gelişmedir. Bizler, bu ateşkesi kalıcı barışın temeli olarak görmekte; tarafları anlaşmaya tam bağlı kalmaya, uluslararası toplumu ise sürecin uygulanmasını etkili, şeffaf ve hesap verebilir biçimde güvence altına almaya davet ediyoruz.

Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti’nin, özellikle Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı diplomatik girişimleri ve insani duyarlılığı, ateşkesin tesisinde belirleyici bir rol oynamıştır. Türkiye, bir kez daha barışın, adaletin ve insanlığın sesi olmuştur. Aynı zamanda Mısır, Katar ve diğer garantör ülkelerin yapıcı katkılarını da takdirle karşılamakta; bu çabaların kalıcı bir barış düzenine dönüşmesi için uluslararası toplumun ve garantör ülkelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini önemle vurgulamaktayız.

Geçmişte olduğu gibi bundan sonra da Filistin’e olan bu desteğimizi artırarak sürdürmeye, Filistin’in yeniden kalkınması, sosyal yaşamın onarılması ve halkın onurlu bir geleceğe kavuşması için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. Bu yaklaşım, bizim için yalnızca bir dayanışma eylemi değil hem insani hem de vicdani bir görev olarak, emek hareketinin evrensel değerlerinin doğal bir yansımasıdır.

Uluslararası sendikal hareketin temsilcileri olarak, Filistin Genel Sendikalar Federasyonu (PGFTU) ve Gazze Sendikalar Federasyonu (GPGFTU) başta olmak üzere tüm Filistinli emek örgütleriyle dayanışma içinde olunmasına karar verilmiş olup; işgal, yıkım, açlık ve yoksulluğa mahkûm edilen Gazze halkının sesi olmanın, küresel sendikal hareketin ahlaki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu teyit etmiştir.

Bu deklarasyon ile uluslararası topluma şu çağrılarda bulunuyoruz:

  • Başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması süreci hızla desteklenmelidir.
  • Ateşkes süreciyle ilgili olarak, başta ITUC ve ETUC olmak üzere tüm Dünya Sendikal Hareketine, mevcut tüm imkânlarını seferber ederek Filistin halkıyla dayanışma içinde olmaları çağrısında bulunuyoruz.
  • Gazze’ye yönelik abluka derhal kaldırılmalı, acil olarak kapsamlı insani yardımların yeterli ve kesintisiz bir şekilde ulaşımı garanti altına alınmalıdır.
  • Filistin ve Gazze’de işlenen savaş suçlarının cezasız kalmaması için, sorumluların uluslararası hukuk ve insan hakları normları çerçevesinde Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı nezdinde yargılanması; alınan kararların eksiksiz uygulanması ve adaletin sağlanması amacıyla uluslararası mekanizmaların etkinleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
  • Filistinli emekçiler için insana yakışır iş, sosyal koruma ve yeniden inşa süreçlerinde uluslararası dayanışma güçlendirilmelidir.
  • Ateşkesin ardından altyapı, sağlık, eğitim ve konut alanlarında kapsamlı bir uluslararası iş birliği mekanizması kurulmalıdır.

Bizler, bu deklarasyon ile, Filistin halkının adalet, özgürlük ve onurlu yaşam mücadelesinin her daim yanında yer almaya devam edeceğiz. Başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulması yönündeki her girişimi destekleyecek; her uluslararası platformda Filistin halkının sesi olmayı sürdüreceğiz. Filistin halkının meşru haklarının savunulması yönünde gösterdikleri kararlı çabalarından ötürü ITUC ve ETUC’un girişimlerini destekliyoruz. Bu sürecin, uluslararası sendikal dayanışmanın daha da güçlenmesine katkı sağlayacağına olan inancımızı yineliyoruz. Bu vesileyle, HAK-İŞ 50. Yıl Etkinlikleri kapsamında düzenlenen bu “Uluslararası Sendikal Hareket Filistin’in Yanında” programı doğrultusunda, emek hareketinin küresel dayanışma ruhunu güçlendiren bir dönüm noktası olduğuna inancımızı yineliyor; barışın, adaletin ve insan onurunun hâkim olduğu bir gelecek için Tüm hükümetleri, uluslararası kuruluşları ve sendikal hareketleri Filistin halkının yanında durmaya davet ediyoruz”