
Geçtiğimiz hafta, kamu işçilerinin emeğini yok sayan tekliflere karşı 81 ilde gerçekleştirdiğimiz basın açıklamaları ve oturma eylemlerinin ardından, bu kez de Genel Başkan Yardımcımız Süleyman Doğan’ın katılımıyla Bursa’dan kamu işçilerinin sesi yükseldi.
Genel Başkan Yardımcımız Süleyman Doğan’ın, Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde sağlık ve sosyal hizmet işçisi üyelerimizin yoğun katılımıyla gerçekleştirdiği basın açıklamasında Bursa 2 No’lu Şube Başkanımız Sedrettin Bilener, Bursa Şube Başkan Yardımcılarımız ile Bursa 2 Nolu Şube Başkan Yardımcılarımız da yer aldı.
Genel Başkan Yardımcımız Süleyman Doğan, basın açıklaması öncesi Kamu Çerçeve Protokolü ve toplu iş sözleşmesi süreçlerine ilişkin bilgilendirme yaparak sürecin işleyişi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Doğan, 7 aydır 600 bin kamu işçisinin bekletildiğini vurgulayarak, “7 ay oldu; kamu işçisinin sofrasında ekmek var mı, çocuğunun biberonunda süt var mı, işitip duyan yok. Tencerede ne kaynıyor, umursayan yok! Allah’tan okullar kapandı da beslenme çantası sıkıntısı sona erdi. Yoksa bu durum iyice içler acısı bir hal alacaktı,” ifadelerini kullandı.
“TABAN ÜCRETLERİN EŞİTLENMESİ, ADALETİN TESİS EDİLMESİDİR”

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda görev yapan kamu işçilerinin taban ücretlerinin eşitlenmesi konusunda sendikamızın büyük mesai harcadığını belirten Doğan, “Taban ücretlerin eşitlenmesi, adaletin tesis edilmesidir. Bu adım, emekçinin çektiği zulmü görmek ve başka hiçbir mazerete sığınmadan bu adaletsizliği ortadan kaldırmak anlamına gelir,” dedi.
Sadece ücret zammına odaklanan bir Kamu Çerçeve Protokolü’nün mevcut sorunları çözmeye yetmeyeceğini vurgulayan Doğan, sürecin yavaş ilerlediğine dikkat çekerek, “Teklifler adeta cımbızla önümüze atılıyor. Bizlerin kabul etmediği, onurumuza yakışmayan her tekliften sonra yeniden bir bekleme süreci başlıyor. İşçi yoruldu, işçi bıktı, işçi artık nefes alamıyor,” şeklinde konuştu.
Basın açıklamasında, Genel Başkanımız Devlet Sert’in HAK-İŞ Kamu Çerçeve Koordinasyon Kurulu Başkanı ve kamunun en büyük işçi sendikası olan Öz Sağlık-İş Sendikamızın Genel Başkanı olduğunun altını çizen Doğan, “Kendisinin çabalarını, gayretlerini, işçiyi dert edinmesini, gece gündüz demeden koşturmasını, ulaştığı her kapıda emekçinin derdini anlatıp çözüm arayışını, KÇP’nin işçinin talepleri doğrultusunda bir an önce imzalanması yönündeki kararlılığını hem sizler hem bizler hem de kamuoyu yakından biliyor,” ifadelerini kullandı.
“ALIN TERİ KURUMUŞ BİR EMEKÇİNİN FERYADI, YERYÜZÜNÜN EN ACI FERYATLARINDANDIR”
Yaklaşık bir aydır KÇP tekliflerine itiraz amacıyla sahada, kurumlarda, meydanlarda ve sosyal medyada eylemler yapıldığını belirten Doğan, sokağın sesinin bütün sesleri bastıracağını vurgulayarak, “Alın teri kurumuş bir emekçinin feryadı, yeryüzünün en acı feryatlarındandır. Hele ki gece gündüz hasta bakan, yaşlıya, engelliye, kimsesize hizmet veren; sistemin omurgasını oluşturan sağlık ve sosyal hizmet işçisinin ‘geçinemiyoruz’ feryadı, vicdanları sağır eder,” dedi.
Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Öz Sağlık-İş Sendikamızın en öncelikli gündeminin Kamu Çerçeve Protokolü süreci olduğunu ifade eden Doğan, “Umarız bu hafta içerisinde, zaten fazlasıyla gecikmiş olan yeni ve son teklif, onurlu bir teklif olur ve bu mağduriyet sona erer,” diyerek sözlerini tamamladı.
Öz Sağlık-İş Sendikası Öz Sağlık İşçileri Sendikası







