
HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı: Emeğin, Sendikal Örgütlenmenin ve İstihdamın Geleceği” konulu 13. Çalışma Meclisi Toplantısına katıldı.
Çalışma Meclisi Toplantısına, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamız Genel Başkanı Devlet Sert, Genel Başkan Yardımcılarımız Adem Yavuz, Mustafa Özüpek ve Remzi Karataş, Çalışma Meclisi tarafları, HAK-İŞ’ e bağlı sendikaların Genel Başkan ve yönetim kurulu üyeleri, akademisyenler ve Sivil Toplum Kuruluşları katıldı.
İki gün sürecek olan 13. Çalışma Meclisi Toplantısının moderatörlüğünü yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 13. Çalışma Meclisi’nin oturumları hakkında bilgi verdi.
HAK-İŞ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARSLAN:
“SORUNLARIMIZI ÇÖZMEK İSTİYORUZ”
Çalışma Meclisi’nde konuşan Konfederasyonumuzun Genel Başkanı Mahmut Arslan, sorunların çözümü konusunda sosyal diyalog mekanizmalarının işlevsel hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını hatırlatarak, “Sosyal diyalog mekanizmalarını ne kadar işletebilirsek, bu mekanizmaları ne kadar çoğaltabilirsek, sorunların çözümü konusunda o kadar başarılı olacağımızı düşünüyorum. Türkiye’nin potansiyeli, ülkemizin gücü, müteşebbis ruhu, emekçilerin gerçekten büyük bir fedakarlıkla çalıştığı bu ülkede bence bu sorunları sosyal diyalog mekanizmalarını kullanarak çözmek mümkün” diye konuştu.
“ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU’NUN YAPISINA İTİRAZIMIZ VAR”
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 1970’ten bu yana yapısal olarak değiştirilmeden bugünlere geldiğini belirten Arslan, HAK-İŞ olarak bu yapıya itiraz ettiklerini sözlerine ekledi. Arslan, “1970’li yıllardan gelen bu mevzuatın değiştirmesini istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı, katılımcılıktan uzak, kapsayıcılıktan uzak, bütün kesimleri temsil etmekten uzak. Bizi temsil eden arkadaşlarımız en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyor. Ancak bu yapıdan gerçekten sağlıklı bir asgari ücretin çıkmayacağını biliyoruz” dedi.
“ASGARİ ÜCRET GEÇİM ÜCRETİ DEĞİLDİR”
Asgari ücretin Türkiye’de bir geçim ücreti olduğunu belirten Arslan, “Asgari ücret özellikle gelişmiş ülkelerde asgari istisnai ücrettir. Avrupa Birliği ülkelerinde asgari ücretle çalışanların sayısı yüzde 10’u geçmiyor. Ve asgari ücretle çalışmak Avrupa Birliği’nde sosyal destek gerektiriyor. Eğer asgari ücretle çalışıyorsanız sosyal destek alıyorsunuz. Çünkü asgari ücret, minimum ücrettir. Ama bizim ülkemizde asgari ücret bir geçim ücreti oldu. Bir ortalama ücret oldu” şeklinde konuştu.
“GSMH’DAN EMEĞİN PAYI GİDEREK AZALIYOR”
Dünyada ve ülkemizde mevcut gelir eşitsizliği sorununa da değinen Arslan, emeğin Gayri Safi Milli Hasıla’dan OECD ülkelerinde %55-60 pay alırken, ülkemizde bu oranın %24 olmasının üzücü bir durum olduğunu vurguladı. Arslan, “Dünyada gelir eşitsizliği sıralamasında OECD’nin yaptığı bir çalışma var. Türkiye Meksika, Şili, Kosta Rica’dan sonra dördüncü sırada. Türkiye gibi bir ülke. Gayri safi milli hasıla son yirmi yılda üç kat artmış bir ülkede, gelir adaletsizliği, gelir eşitsizliği bakımından dünyanın en sondan dördüncü ülkesi. Bu Türkiye’ye yakışmıyor. Bu bize yakışmıyor” dedi.
“50 YILDIR BU SORUNU ÇÖZEMEDİK”
ILO delegeliği sorununa da değinen Arslan, Türkiye’nin 50 yıldır bu sorunu çözemediğine dikkat çekti. AB ülkelerinin hemen hemen hepsinde birden fazla işçi konfederasyonu temsilcileri olduğu için delegelikte dönüşümlü bir sistem uygulandığına dikkat çeken Arslan, “Bu sistem İtalya’da var, İspanya’da var, Portekiz’de var, Belçika’da var, Fransa’da var, var da var. Biz otuz yıldır uğraşıyoruz. Bu ülke bunu başarabilecek durumda. Biz bir araya gelebiliyoruz. İşçi, memur konfederasyonları bir arada bunları oturup konuşabiliyoruz. Peki bunlara neden çözüm bulamıyoruz? Türkiye’nin emek kesiminin gerçekten dönüşümlü bir sistemde temsil edilmesini talep ediyoruz. Maalesef bunu başaramıyoruz.” diye konuştu.
“ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI”
İş güvencesi konusunda Türkiye’de yaşanan sorunlara da değinen Arslan, Türkiye’deki sendikalı oldukları için işçilerin işten kovulma korkusuyla çalıştıklarını hatırlattı. Arslan, “O zaman işçilerin örgütlenmesinin önündeki birinci engel mutlak bir iş güvencesinin olmamasıdır” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Arslan, çalışma hayatıyla ilgili yasaların torba kanun içerisinde ele alındığına dikkat çekerek, sendikaların, konfederasyonların yapılan düzenlemeleri geç bilgi sahibi olduğuna dikkat çekti. Arslan, çalışma hayatına yönelik yasal düzenlemelerin sosyal diyalog anlayışıyla hayata geçirilmesi önerisinde bulundu.
“ÇALIŞANLARIN ÜCRETLERİNDEN ALINAN VERGİ ORANLARI DÜŞÜRÜLMELİ”
Pandemi sonrasında çalışanların ücretlerinden alınan vergi dilimlerinin yüzde 10 ile sınırlandırılması konusunda ısrarla mücadele ettiklerini ifade eden Arslan, “HAK-İŞ olarak kriz dönemlerinde yüzde on vergi sınırlandırılması konusunda talepte bulunduk. Bununla beraber Türkiye’ye yakışan bir vergi reformuna ihtiyacımız var. HAK-İŞ olarak dört aydır çalışıyoruz. HAK-İŞ Akademimiz tarafından vergi konusunda yaptığımız çalışmaları yakın bir zamanda kamuoyuyla paylaşacağız” hatırlatmasında bulundu.
Konfederasyonumuz Genel Başkanı Mahmut Arslan, toplantıda ayrıca iş kazaları, kayıt dışı çalışma, kadro alamayan işçilerin durumu, tayin ve becayiş durumu, geçici ve mevsimlik işçilerin yaşadığı sıkıntılar, KÇP’nin yerel yönetimlerde uygulanması, işçi emeklilerinin durumu, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerle ilgili teşviklerin devam etmesi, Lezita grevine ilişkin tespit ve taleplerini iletti.
Öz Sağlık-İş Sendikası Öz Sağlık İşçileri Sendikası




