SIRA SENDE TRABZON… ŞEHİTLERİMİZ VE GAZZE İÇİN CUMA GÜNÜ YÜRÜYÜŞ VE MİTİNG YAPILACAK

Aralarında Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in de bulunduğu Filistin’e Destek Platformu’nun gerçekleştirdiği kitlesel eylem ve yürüyüşlerde sıra Trabzon’da.

Sendikamız Genel Başkanı ve HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, Trabzon’da düzenlenen basın toplantısında, “29 Aralık Cuma günü hem şehitlerimiz hem de Gazze için yürüyeceğiz” dedi. Sert, Trabzon halkını yürüyüş ve mitinge davet etti.

Basın Toplantısına Sendikamız Genel Başkanı ve  HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert’in yansıra, HAK-İŞ/Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy, HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Hamdi Abdullah Koçoğlu, Hizmet-İş Sendikası Kurucu  Genel Başkanı ve HAKİŞ Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikal Dayanışma Komitesi Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, HAK-İŞ İl Başkanı ve Sendikamız Trabzon Şube Başkanı Engin Erbaşaran ile çok sayıda sivil toplum örgütünün temsilcisi katıldı.

“OCAKLARA KIYAMETE KADAR SÖNMEYECEK ATEŞ DÜŞTÜ”

Düzenlenen basın toplantısında konuşan Genel Başkan Devlet Sert şunları söyledi:

“Sizlerin de yakından takip ettiği üzere ülke olarak, dünya olarak, insanlık olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Acılar katlanarak artıyor. Bir yandan 7 Ekim’den beri Gazze’de terör devleti İsrail tarafından uygulanan insanlık tarihinin gördüğü en büyük soykırım, diğer yandan askerlerimizden art arda gelen ve yüreğimizi dağlayan şehit haberleri…

24 saat içinde 12 gencecik fidanımız, 12 Mehmetçiğimiz vatan toprağına düştü, vatanımızı korurken şehadet makamına ulaştı. Şehadet elbette ki Allah katında en yüce makamlardan. Ama işte 12 ocağa, 12 ananın, babanın, eşin, evladın yüreğine kıyamete kadar sönmeyecek bir ateş düştü.

Kalleş, eli kanlı terör örgütü PKK ve onun destekçilerinin yine kış aylarına sıkıştırdıkları bu kahpe saldırılarına Türk Silahlı Kuvvetlerimiz gereken cevabı verdi. Ayaklarına taş değmesin. Allah hepsinin yardımcısı olsun, korusun onları” dedi.

Teröre ve hainlere lanet okuyan Sert, “PKK’da dahil, kim olursa olsun, bu vatana, bu millete, bu bayrağa göz diken, hainlik yapan kim varsa kahrolsun, Allah’ın laneti üzerine olsun. Sözlerimin başında Şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailelerine, sevenlerine ve milletimize sabır ve baş sağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

“GAZZE’DE TARİHİN GÖRMEDİĞİ BİR KIYIM YAŞANIYOR”

7 Ekim de başlayan ve 80 günü aşan bir katliam, bir soykırım ile karşı karşıyayız. Gazze’de, Filistin’de insanlık tarihinin görmediği bir kıyım yaşanıyor. Adı İsrail olan, ama aslında bırakın bir devleti en ilkel toplulukların dahi yapmayacağı, akıllara gelmeyecek bu soykırımı, bazı dünya devletlerinin de desteklediği eli kanlı terör devleti İsrail uyguluyor.

Aslında 7 Ekim bir milat. 1967’den bu yana devam eden İsrail- Filistin gerginliğinin, bugün soykırıma, katliama dönüşmüş halini yaşıyoruz.

Bu terör devleti; İnsan haklarını hiçe sayıyor. Savaş hukukunu hiçe sayıyor. Kimseyi mazlum ve mağdur kabul etmiyor. Hiçbir kanun, kural, anlaşma, uluslararası sözleşme tanımıyor.

“VAHŞİCE BARBARCA YAKIP YIKMAYA DEVAM EDİYOR”

Sanki bu dünyada sadece  İsrail olmalı, Siyonizm dünyaya hakim olmalı, kendilerinden olmayan hiçbir canlı kalmamalı, kendilerinin olmayan hiçbir toprak kalmamalı dercesine vahşice, barbarca katletmeye, yakıp yıkmaya devam ediyor.

Bakın sadece 80 günde 1697 toplu katliam yaptılar. Şu an Gazze’de 27 bin şehit ve kayıp var. 8.000 Filistinli çocuğu şehit ettiler. 6.200 kadını katlettiler.

Savaş Hukukuna göre dokunulması yasak olan 310 sağlık görevlisini şehit ettiler,100 sağlık personelini tutukladılar,102 adet ambulansı içinde yaralı taşırken vurdular, 23 hastaneyi işgal edip, 53 sağlık ocağını hizmet veremez hale getirdiler

İsrail’in 7 Ekimden bu yana Gazze’de gerçekleştirdiği ve adına “savaş” dediği durum aslı bir savaş değildir. İsrail Yönetiminin “Bir atışta 2 ölü” komutu ile askerlerine hamile Filistinli kadınları özellikle hedef almaları emrini, uluslar arası medya kuruluşları duyurdu.

Bunun neresi savaş? Bu bir cinnet halidir. Bu bir katliam, bu bir soykırım, bu sırf Müslüman oldukları için, Mescid-i Aksa ve Kudüs’ün Müslümanlar adına bekçiliğini, koruyuculuğunu yaptıkları için cezalandırma, yok etme, pişman etme ve dünya Müslümanlarına da gözdağı vermektir.

Kimse kimseyi kandırmasın. Önceleri sessiz kalan dünya devletleri, kendi halkları ayaklanınca, Gazzelilerin bu katliamlara dayanma gücünü imanlarından aldıklarını görüp Müslüman olmaya başlayanların sayısı artınca, kendi vatandaşlarının Filistinlilere karşı gösterdikleri insanca yaklaşımdan dolayı korkmuş durumdalar.

Dünya devletleri değil belki ama Dünya Halklarının Gazzeliler için protesto eylem ve gösterileri karşısında Batılı  o devletler de artık ses çıkarmaya, İsrail’i ateşkes ve barışa zorlamaya başladılar.

Sizler de ekranlardan görmüşsünüzdür. Gazze’de sağ kalmayı başaran çocuklar, sokaklarda yürürken İsrail askerleri kendilerini vurmasın diye ellerini yukarı kaldırarak yürüyorlar. Sağ kalmayı başaran bir avuç Gazzeli bombaların altında kayıplarını hastanelerde, toplu mezarlarda arıyor.

Refah Sınır Kapısı’nda insani yardım amaçlı bekletilen on binlerce tır var. İzin verilmiyor. O çocukların hastanelerde yaralarına aldırmadan, titreyen korku dolu bakışları, yardım dağıtılan alanlarda yemek alamadıkları için boş tencere ile dönerken ki göz yaşları, bu ahlar, bizi de tüm insanlığı da yakacak.

“EN ACISI DA GAZZE DE  ÇOCUKLAR ARTIK SADECE HAYATTA KALMAYA ÇALIŞIYOR”

Maalesef tablo bu. Gazze’deki vahşet karşısında insanlığın vicdanı ve gür sesi olma görevi Türkiye’nin üzerindedir, bir sorumluluktur, bir borçtur.

Kudüs ve Mescid-i Aksa, bize Peygamberimizin Müjdesi ve Emanetidir. Bu bilinçle HAK-İŞ Konfederasyonu olarak ülke çapında başlatılan bu büyük KIYAM HAREKETİNE büyük destek vermekteyiz.

HAK- İŞ Konfederasyonumuzun da arasında bulunduğu ülkemizde faaliyet gösteren onlarca STK’nın bir araya gelerek oluşturduğu FİLİSTİN’E DESTEK PLATFORMU olarak, yaşanan soykırıma dur demek için Anadolu’nun dört bir köşesinde, alanlarda sokaklarda yürüyüş yaptık, pek çok ilimizde halkımız ile birlikte mitinglerle, yürüyüşlerle, boykotlarla Filistinli kardeşlerimiz için ayağa kalktık.

Şimdi sırada Trabzon var.

Bütün sivil toplum örgütlerimizle birlikte ve Kudüs, Mescid’i Aksa sevdalısı Trabzon halkımız ile birlikte inşallah 29 Aralık Cuma günü  gür sesimizle haykırıp kahpe PKK’yı, Terörist İsrail’i, soykırımcıları lanetleyecek, Gazzeli kardeşlerimize desteğimizi bir kez daha ileteceğiz.

Bizler her zaman; zalimin ve zulmün topu, güllesi karşısında hakkın ve haklının dönmez yüzü, bükülmez kolu, iman dolu yüreğinin yanında yer aldık, almaya da devam edeceğiz. Hakkı haykırmaktan asla geri durmayacağız.

Desteklerinizden, katkılarınızdan dolayı medya kuruluşlarımızın siz değerli temsilcilerine de ayrıca teşekkür ederim. Miting meydanında da aynı katkıyı vereceğinize inanıyorum”.

TANRIVERDİ, GAZZE’YE UYGULANAN AMBARGOYU ANLATTI

Basın Toplantısında konuşan Hizmet-İş Sendikamızın Kurucu Genel Başkanı,  HAKİŞ Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikal Dayanışma Komitesi Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Gazze’de yaşananların bir savaş olmadığını, bir soykırım yaşandığını belirtti ve Gazze’ye 75 yıldır uygulanan insanlık dışı ambargoyu anlattı.  Tanrıverdi şunları söyledi:

“İnsanların yaşamı noktasında bıçak kemiğe dayandı. Bu anlamda bu direnişi ortaya koydular. Ellerindeki kimi o basit imkanlarla tavırlarını netleştirdiler. O imkanları karşı tarafa kullandılar.

Dünya aleme Gazze’nin ambargo altında daha fazla yaşamayacağını ilan ettiler. Bizde insan olarak bu direnişin yanında haklı olarak olmayı düşündük. Bu direnişin yazında olursak haksızlık karşısında susmamış oluruz, dolayasıyla şeytan olmamış oluruz dedik. Haksızlığa prim vermiş olursunuz, Zulmedenlerle beraber olursunuz Zulmedenlerle beraber olmak değil, mazlumlarla beraber olmak adına bir ümmet ayağa kalktı. Dünyada bir insanlık ayağa kalktı. Çünkü Filistin meselesi dediğinizde iki ayaklı düşünmek durumundayız. Bir insanlık ortak paydasında buluşarak birleşerek insani duygularımızı ortaya koyarız. İki Filistin’in inananlar açısından ne anlama geldiğini bilenler olarak, ümmet olarak tavrımızı ortaya koymuş oluruz. Çünkü bizim ilk kıblemizdir.”
Tanrıverdi, Trabzon’da yapılacak mitinge Filistin Büyükelçisi’nin de katılımının olabileceğini ifade etti.

Hüseyin Tanrıverdi, dünyada hakların yaptığı Gazze Mitinglerinden örnekler vererek, “Bu bizim dünyevi görevimizdir. Oradaki insanlara karşı, oradaki inananlara karşı, oradaki mukaddes mekanlara karşı, ecdadımıza karşı, Peygamberlerimize karşı görevimizdir diyeceğiz, bu görevi heyecanla ifa edeceğiz. Onun için bütün Trabzonlu kardeşlerimizi  Cuma günü 13:30’da Ortahisar Belediyesi önünde buluşmaya davet ediyoruz. Hiçbir kuruluşumuz, hiçbir sivil toplum örgütümüzü kendi amblemini ismini taşıyan pankart getirmeyecek. Sadece ve sadece insani kimliğimizi, İslami kimliğimizi, kişiliğimizi oraya koyup, tekbir seslerimizle belirlenen sloganlarla eylemimizi gerçekleştirmiş olacağız” dedi.

 

“PKK’YI İSRAİL ASKERLERİNİN EĞİTTİĞİNİ UNUTMAYALIM

Basın toplantısında konuşan Hüseyin Tanrıverdi, 12 askerimizin şehit edildiği bu saldırının Filistin meselesinden uzak tutulamayacağını belirtti. Tanrıverdi, “PKK terör örgütünü İsrail askerleri eğitti. Bunu unutmayalım.” dedi.

 

YÜRÜYÜŞ CUMA NAMAZINI MÜTEAKİP ORTAHİSAR BELEDİYESİ ÖNÜNDEN BAŞLAYACAK

Cuma günü cuma namazına müteakip Trabzon Ortahisar Belediyesi önünde başlayacak olan şehitlerimiz ve Gazze’ye destek yürüyüşü meydana kadar devam edecek.