
Genel Başkan Yardımcımız Fehmi Azboy, HAK-İŞ İklim ve Çevre Değişikliği Komitesi tarafından Dünya Su Günü’ne özel gerçekleştirilen “Emek ve Su” paneline katıldı.
Panele; HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Halil Özdemir, Genel Başkan Yardımcımız Fehmi Azboy, HAK-İŞ Genel Sekreteri Eda Akbulut, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, Havza Yönetimi Daire Başkanı Altun Kaya Çavuş, Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, Türkiye Su Enstitüsü Başkanı Lütfi Akça, Su Vakfı Başkan Yardımcısı Bülent İnanç, HAK-İŞ’e üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, akademisyenler, bürokratlar ve basın mensupları katıldı.
Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. HAK-İŞ 50. yıl filmi izlendi.
HAK-İŞ GENEL BAŞKANI ARSLAN: “SU GELECEĞİMİZDİR”

Konfederasyon Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in sadece sendikal mücadeleyle değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk ve gelecek nesillerin hakkı olan suyun korunması konusunda da öncü bir rol üstlendiğini, bu rolü kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.
Arslan, suyun insanlığın ortak hakkı olduğunu vurgulayarak, suyun ticarileştirilmesine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi. Arslan, su kaynaklarının korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal adalet ve sürdürülebilir kalkınma meselesi olduğunu ifade etti.
Suyun geleceğin en kritik stratejik kaynağı olduğuna dikkat çeken Arslan, HAK-İŞ olarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde su politikalarına yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurguladı.
“SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ”
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, suyun özelleştirilmesine yönelik girişimlerin büyük riskler barındırdığını belirterek, HAK-İŞ’in bu konuda Türkiye’de öncü bir duruş sergilediğini ifade etti. Arslan, “Suyun ticarileştirilmesi konusunda büyük bir tehditle karşı karşıyayız. HAK-İŞ olarak suyun ticarileştirilmesine karşı cepheden mücadele başlatan Türkiye’deki tek konfederasyonuz” dedi.
Su konusunda sıkıntıların artmasıyla piyasalaştırmanın da beraberinde geleceğini ifade eden Arslan, devletin bu konuda önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini ve Cumhurbaşkanı’nın bu konunun takipçisi olmasının sorunun çözümünde büyük bir avantaj olduğunu belirtti.
Dünya Su Forumu süreçlerine değinen Arslan, küresel şirketlerin su kaynaklarını kontrol etme girişimlerine dikkat çekerek, bu girişimlerin toplumlar için ciddi riskler doğurduğunu ifade etti. Antalya, Bursa ve Kocaeli örneklerini paylaşan Arslan, özelleştirme sonrası yaşanan olumsuzluklara dikkat çekerek, “Su kalitesi düşüyor, erişim zorlaşıyor ve maliyetler artıyor. Bu nedenle suyun kamu yönetiminde kalması hayati önemdedir” diye konuştu.
“SU İNSANLIĞIN ORTAK HAKKIDIR”
Arslan, suyun temel bir insan hakkı olduğunun altını çizerek, bu hakkın korunması gerektiğini vurguladı. Arslan, “Su insanlığın ortak varlığıdır. Asla ticarileştirilemez. Bu mücadelemizi sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.
Afrika ülkelerinde yaşanan su krizlerine dikkat çeken Arslan, suyun özelleştirilmesinin yoksulluk ve eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirtti. HAK-İŞ olarak su kuyuları açtırdıklarını ve uluslararası dayanışma projeleri yürüttüklerini ifade eden Arslan, “Su yoksa hayat yok. Bu nedenle suya erişim konusunu bir insanlık meselesi olarak görüyoruz” dedi.
AFİRE SEVER: “SUYUN BAŞKA KAYNAKLARLA İKAMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından gerçekleştirilen Emek ve Su panelinin öneminin büyük olduğunu ifade ederek, Genel Başkan Mahmut Arslan nezdinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Dünyada 1,8 milyar insanın suyu ev dışı kaynaklardan temin ettiğini vurgulayan Sever, insanların güvenli içme suyuna ve sanitasyona ulaşabilmesinin temel insani ihtiyaçlardan biri olduğunu belirtti.
AKBULUT; “SUYU KORUMAK, EMEĞİ VE GELECEĞİ KORUMAKTIR”

HAK-İŞ Genel Sekreteri ve İklim ve Çevre Komite Başkanı Eda Akbulut, iklim değişikliği, su krizi ve çalışma hayatının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, çevresel risklerin doğrudan emekçilerin yaşam kalitesini etkilediğini ifade etti. Akbulut, “Suyu korumak aynı zamanda insanlığı, emeği ve geleceği korumaktır. Suyun sürdürülebilirliği üretimin, üretimin sürdürülebilirliği ise istihdamın ve toplumsal refahın devamı anlamına gelmektedir” dedi.
Öz Sağlık-İş Sendikası Öz Sağlık İşçileri Sendikası


